Sevdalı Bulut

Tepenizden hiç ayrılmayan bir bulut dikkatinizi çekti mi son zamanlarda? Eğer varsa öyle bir bulut, sakın ona kızmayın. Niyeti, üzerinize yağmur yağdırıp canınızı sıkmak değil. Sevdalanmış, o kadar. Hem sonra, hiç beklemediğiniz bir anda yardımınıza koşabilir. Belki güzel mi güzel bir gonca gül şekline bürünüp sizi mutlu da eder, kim bilir? Tıpkı Ayşe kıza sevdalanan bulut gibi.

Sevdalı Bulut, Nâzım Hikmet’in, halkbilimci Pertev Naili Boratav’dan ve onun öğrencilerinden dinlediği kimi masallardan yola çıkarak yazdığı bir masal kitabı. Kitap, çocuk edebiyatının klasikleri arasında yer alıyor olsa da Nâzım Hikmet, masalların yol göstericiliğine dikkat çekip Sevdalı Bulut’un büyüklerin de okuması için yazılmış bir masal olduğunu belirtmiş. Bunu öğrendikten sonra artık sırtımın yere gelmeyeceğini düşündüm. Sakalın yok, diyenlere Nâzım’ı adres göstereceğim.

Kitap, ona adını veren Sevdalı Bulut ve Hızır masallarından oluşuyor. Şâirin, ocak 1975’te yapılan baskıya yazdığı önsöz, dinlediği masallardan yeni masallar yaratma nedenini şöyle açıklıyor: “O masalları bugünün bazı sorunlarına karşılık vermeye yöneltmek için. Masal tekniğine öykünerek değil, ama masal tekniğinden yararlanarak kendim de bazı denemeler yaptım.”

Sevdalı Bulut’un,1979 yılında bir milyon adet basılıp bir milyona yakın öğrencinin katılımıyla hiç para harcanmadan ücretsiz olarak dağıtılmış. Bu çalışma aynı yıl UNESCO tarafından “Özel Ödül”e ve “Simavi Vakfı Dünya Çocuk Yılı Özel Ödülü”ne lâyık görülmüş. Bundan bir yıl sonra gelen 12 Eylül’le kitap yasaklılar listesine dahil edilmiş. Yasağının ne zaman kalktığını bilmiyorum. Ancak kitap, bugün MEB tarafından belirlenmiş “100 Temel Eser” adını taşıyan “okunacaklar” listesinde.

Gelelim masalımıza... Ayşe kızın, Ney ülkesinin en güzel köşesinde; birbirinden güzel güllerin, karanfillerin, elma ağaçlarının olduğu bir bahçesi vardır. Ney ülkesinin geri kalanı ise dağları, ırmakları, dereleri, tepeleriyle Kara Seyfi’nindir. Kara Seyfi, gözünü Ayşe kızın cennet bahçesine diker. Ama isteğine ulaşmak o kadar kolay olmayacaktır. Bulutumuz da tam da bu sırada sevdalanır Ayşe’ye. “... Ayşe kız bir öpücük yolladı parmaklarının ucuyla buluta. Ayşe kızın öpücüğü buluta ulaşınca bulut şöyle bir şaşırdı. Ama sonra toparlandı, koskocaman bir gül biçimini aldı. Gökyüzü gökyüzü olalı, bu mavi atlasa böylesine güzel, böylesine iri ak bir gül açmadı. Ayşe kız bu ak gülü hayran hayran seyrederken, bulut yine kımıldadı, yayıldı, toparlandı, yürek biçimini aldı, yani bulut oldu yine. Lafı fazla uzatmayalım, o günden sonra bulut Ayşe kızdan ayrılmadı.” (s.9)

Özverili, içten ve sıcacık bir sevdanın; zorbalığa boyun eğmeyenlerin öyküsüdür Sevdalı Bulut. Nâzım, onu yazarak kendi yaşadığı döneme umut ekmek istemiş, besbelli. Ama çiçekli bahçelerin yalnız kendine ait olmasını isteyen Kara Seyfiler olduğu sürece, bizim çağımız, hattâ gelecek çağlar için bile yol gösterici olacak sanırım.
© 2011 Kitap Teknesi.